0555 022 86 22
Doçent Doktor Aydın Köşüş İnternet Site Logo
  • Jinekoloji
    • Adet Düzensizliği Tedavisi
    • Cinsel Problemler
    • HPV Tedavisi
    • Kızlık Zarı Muayenesi
    • Kolposkopi
    • Menopoz Tedavisi
    • Polikistik Over Sendromu
    • Rahim Duvarı Kalınlaşması
    • Rahim Filmi
    • Rahim Sarkması
    • Tüp Açma Ameliyatı
    • Tüp Bağlama Ameliyatı
    • Vajinal Akıntı
  • Tüp Bebek
    • Tüp Bebek
    • Çip Bebek
    • Aşılama Tedavisi
    • Kısırlık Tedavisi
    • Tüp Bebek Prp
    • Kök Hücre Tüp Bebek
  • Laparoskopi
    • Laparoskopi
    • Miyom Ameliyatı
    • Çikolata Kisti Ameliyatı
    • Kapalı Polip Ameliyatı
    • Kapalı Rahim Ameliyatı
    • Yumurtalık Kisti Ameliyatı
    • Kapalı Yumurtalık Kisti Ameliyatı
  • Histeroskopi
    • Histeroskopi
    • Miyom Ameliyatı
    • Kapalı Polip Ameliyatı
  • Hamilelik
    • Detaylı Ultrason
    • Dış Gebelik
    • Doğum Paketi
    • Dört Boyutlu Ultrason
    • Düşük Tedavisi
    • Fetal Dna Testi
    • Gebelik Öncesi Danışma
    • Gebelik Takibi
    • Hafta Hafta Gebelik
    • Hamilelik Belirtileri
    • Kadın Doğum Uzmanı
    • Riskli Gebelik
    • Sezaryen Doğum
  • Genital Estetik
    • Genital Estetik
    • Labioplasti
    • Vajinoplasti
    • G Noktası Büyütme
    • O Noktası Büyütme
  • Vajinismus
  • Hakkımda
  • Makaleler
  • İletişim

Amenore

Doçent Doktor Aydın Köşüş
Kadın Hastalıkları
Amenore
Makale Güncellenme Tarihi: 04/01/2025

Kadınlarda ergenlik sürecinde birtakım biyolojik ve fiziksel değişiklikler görülmeye başlanır. Kadınlarda ergenliğin habercisi olan âdet kanamaları genele bakıldığında 12 yaş dolaylarında başlar. Adet döngüsü, diğer adıyla menstrüel döngü, her ay görülen vajinal kanamalar olarak ifade edilebilir. Bu döngü 28 günlük bir döngü olsa da süresi 21 ila 35 gün arasındadır. Vajinal kanamalar bir hafta boyunca devam edebilir ve bu süre bazı kişilerde daha kısa bazı kişilerde daha uzun olabilir.

Menstrüel döngü hipotalamus, hipofiz bezi ve de overler yani yumurtalıklar arasında gerçekleşen son derece karışık hormonal etkileşimler tarafından yönetilmektedir. Hipotalamus, gonadotropin salgılatıcı hormon (GnRH) salgılamaktadır ve bu da hipofiz bezini uyarıp folikül uyarıcı hormon yani FSH ve luteinize edici hormon yani LH salgılamasına neden olmaktadır, bu yolla progesteron ve östrojen salgılanır ve böylelikle menstrüel döngü düzenlenir.

Kadınlarda gebelik döneminde âdet kanaması görülmez. Hamilelik sürecinde vücut, fetüsün sağlıklı gelişim göstermesini sağlayabilmek için hormonal sistemdeki dengeleri değiştirir. Progesteron ve östrojen hormonları yüksek seviyelere çıkar ve bu durumda da adet döngüsü durma gösterir.

Kadınlarda bir diğer belirleyici dönem de menopoza girerek başlar. Menopoz kadınlarda genel olarak 45 ila 55 yaşları arasında yaşanır ve bu, yumurtalıkların işlevlerinin sona ermesi demektir. Bu dönemde östrojen ve progesteron hormonlarının üretimi azalır ve menstrüel döngü son bulur. Menopoz dönemine girilmesiyle kadınlarda vajinal kanamalar tamamı ile kesilir.

Bu döngünün hiç gerçekleşmemesi veya kesilmesi durumu ise amenore olarak adlandırılır.

  • Amenore Nedir?
  • Adet Görememe Sebepleri Nelerdir?
  • Adet Göremememin Nedenlerini Saptayabilmek İçin
  • Amenore Belirtileri
  • Âdet Görememenin Zararları Nelerdir?
  • Amenore Tedavisi
  • Primer Amenore Nedir?
  • Primer Amenore Neden Olur?
  • Primer Amenore Tanısı
  •  Primer Amenore Tedavisi
  • Sekonder Amenore Nedir?
  • Sekonder Amenore Neden Olur?
  • Sekonder Amenore Tanısı
  • Sekonder Amenore Tedavisi
  • Sıkça Sorulan Sorular

Amenore Nedir?

İlk kez âdet görecek kişilerin vücutlarının bazı kriterleri karşılıyor olması gerekmektedir. Örneğin uterus ve genital yolların sağlıklı olması şarttır. Endometrium tabakasının yani rahim içi tabakanın bulunması gerekir. Hipotalamus ve hipofizin sağlıklı olması da gerekmektedir.

Bu şartlar sağlanıyorsa 11-18 yaş aralığında âdet döngüsü başlamaktadır. İlk âdet kanamasının gerçekleşmesi için belirtilen ortalama yaş ise 12’dir.

15 yaşına gelmiş kadınların %98’i âdet görmüştür. Fakat 14 yaşına kadar ikincil seks karakterleri gelişmeyen yani meme büyümesi, koltuk altı veya kasıkta tüylenme yaşamayan kişilerin ya da ikincil seks karakterleri gelişmesine rağmen hiç âdet görmemiş kadınların durumu primer amenore olarak adlandırılır.

İlk kez vajinal kanama yaşayacak bireylerin bedenlerinin bazı kriterleri karşılıyor olması elzemdir. Adet döngüsünün başlaması için gerekli bir dizi kriter bulunur. Bunlar:

  1. Sağlıklı Üreme Organları: Uterus yani rahmin ve genital yolların sorunsuz ve normal bir durumda olması şarttır. Uterus, vajinal kanamanın gerçekleştiği organdır ve bu organın sorunsuz olması menstrüel döngünün sistemli ilerlemesi için gereklidir.
  2. Endometrium Tabakası: Rahim iç tabakası olarak da ifade edebileceğimiz endometrium tabakasının var olması lazımdır. Bu tabaka her menstrüel döngüde kalınlaşır ve hamilelik söz konusu değilse dökülür vajinal kanamayı meydana getirir.
  3. Hipotalamus ve Hipofiz Sağlığı: Beyinde yer alan hipotalamus ve hipofiz bezlerinin sağlıklı çalışır durumda olması gerekir. Hipotalamus vücutta hormon dengesini düzenlemekle görevli bir bölgedir ve hipofiz bezi de bu hormonların salgılanma sistemini düzenler.

Yukarıda saydığımız bu üç kriter sağlanıyorsa ekseriyetle 11 ila 18 yaş arasında menstrüel döngü başlar. İlk vajinal kanamanın gerçekleşmesinde verilen genel yaş ise 12 yaştır. Fakat bu yaş kişiden kişiye farklılık gösterebilir, kimi daha erken kimi ise daha genç yaşlarda menstrüel döngü ile tanışabilir.

Amenore nasıl anlaşılır

Adet Görememe Sebepleri Nelerdir?

Az önce de bahsettiğimiz gibi kadınlarda âdet kanamalarının gerçekleşmesi için bazı kriterlerin karşılanıyor olması gerekmektedir.  Öncelikle kadında 4 farklı kompartımanın normal olması elzemdir. Bu kompartımanlar uterus ve vajina, hipofiz bezi, hipotalamus ve over yani yumurtalıktır.

Adet Göremememin Nedenlerini Saptayabilmek İçin

Kadınlarda bazı zamanlar menstrüel döngü yaşanmayabilir. Bu durumlarda korkuya veya telaşa kapılmak mümkündür. Akla ilk gelen soru ise “Acaba hamile miyim?” olur. Adet görememede en yaygın sebep gebeliktir. Eğer kadın adet görmüyorsa yapılması gereken ilk şey gebelik testidir. Bu teste eczanelerden kolayca ulaşabilir ve kendi başınıza testi gerçekleştirebilirsiniz.

Regl olmadığınız için ilk iş gebelik testi yaptıktan sonra sıra bir uzmana başvurmaya gelir. Uzman bir kadın doğum uzmanına görünmeniz gerekir. Doktor muhtemelen ilk olarak siz birtakım hormon testleri yapacaktır. Tiroid ve prolaktin hormonlarının incelenmesi gerekmektedir. Onun dışında diğer hormonlar da amenorenin altında yatan sebebin ne olduğunu bulma konusunda ışık tutabilir.

Bu testlerden de bir sonuç edinilmiyorsa sıra kendinize “Menopoza mı girdim?” sorusunu sorma vakti gelmiştir. Bundan şüphelenip bu doğrultuda araştırma yapabilirsiniz.

Bir diğer tetkik ise vücuttaki prolaktin seviyesinin ölçülmesidir. Adet döngüsünün kesilmesi bununla da ilgili olabilir.

Eğer bir kürtaj işleminden geçtiyseniz ya da düşük problemi yaşadıysanız Asherman sendromu ihtimalini de göz önünde bulundurmanız gerekmektedir. Asherman rahim içinde sineşi adını verdiğimiz rahim içi yapışıklıkların görülmesi durumudur. Bunu teşhis edebilmek için doktorunuz sizden rahim filmi çektirmenizi isteyecektir.

Adet görmeyen kişide hipofiz bezinin tahribi de meydana gelmiş olabilir. Bu ihtimal üzerine de araştırma yürütülebilir.

Eğer hasta menstrüel döngüsü hiç başlamamış bir genç kız ise genetik araştırması yapılması oldukça faydalı olacaktır.

Amenore Belirtileri

Amenorenin ilk ve en önemli belirtisi âdet kesilmesi veya hiç âdet görmemektir.

Amenorenin bir diğer belirtisi de memeden süt gelmesidir. Galaktore yani memeden süt gelmesi, çevresel etkenler, beyin tümörleri, böbrek hastalıkları, pkos yani polikistik over gibi birçok sebebe bağlı olabildiği gibi amenore belirtisi olarak da sayılabilir.

Baş ağrısı veya görme bozuklukları âdet kesilmesi ile beraber görülebilir. Bu durumda vücuttaki diğer belirtileri de takip etmekte fayda vardır.

Hirsutizm de amenore ile birlikte görülebilen bir rahatsızlıktır. Hirsutizm kadınlarda aşırı tüylenme ile karakterize bir rahatsızlıktır ve amenore ile beraber görüldüğünde ciddi bir meselenin işaretçisi olabilir.

Amenorenin bir diğer belirtisi de sivilcelenmedir. Vücutta akne artışı ve adet gecikmesi bir arada görülüyorsa bir uzmana danışmakta fayda vardır.

Âdet Görememenin Zararları Nelerdir?

Amenore kemik sağlığını etkiler. Âdet görememe durumunda östrojen eksikliği yaşanır ve uzun süren östrojen eksikliği osteoporoz riskini artırabilir. Osteoporoz ise kemik yoğunluğundaki düşüş sonucu kemiklerin çok daha kırılgan hâle gelmesidir.

Adet döngüsünün gerçekleşmemesi demek yumurtlama olmaması demektir. Bu da kısırlığa yol açar.

Hormonsal sıkıntılar kardiyovasküler rahatsızlık riskini artırabilir.

Amenore özellikle genç kadınlarda yaşandığında depresyon ve anksiyete gibi ruhsal sıkıntılar yaşanabilir.

Aynı zamanda amenore metabolik sorunlar da yaratabilmektedir.

Amenore Tedavisi

Amenore tedavisi altta yatan sebebe bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Yani altta yatan neden tespit edilmeli ve bu neden ortadan kaldırılmalıdır. 

Aşırı kilo veya aşırı kilo kaybından dolayı amenore görüldüyse yaşam stilinde değişikliğe gidilmeli, beslenme alışkanlıkları gözden geçirilmeli ve düzenli egzersiz yaşama dahil edilmelidir.

Fakat aşırı egzersiz yapmak da amenore görülmesine yol açmaktadır. Bu durumda da egzersiz programından değişim ve düzenlemeye gidilmelidir.

Stres de amenoreye sebep olabileceğinden stres yönetimi sağlanmalı, bu tek başına yapılamıyorsa bir psikiyatr ve psikolojik danışmandan yardım alınmalıdır.

Rahimde septum gibi yapısal sorunlarda cerrahi müdahaleye başvurulur.

Bunun dışında yumurtlamaya teşvik edici doğurganlık tedavileri de kullanılabilir.

Primer Amenore Nedir?

Primer amenore 14 yaşına gelmiş bireyin ikincil seks karakterlerinin gelişmemesi yani meme büyümesi, koltuk altı ve genital bölgede tüylenme yaşanmaması ve 16 yaşına gelmiş bir genç kızın halen âdet görmemiş olması durumudur.

Primer Amenore Neden Olur?

Primer amenorenin en bilinen sebebi genetik bozukluklardır. Kız çocuklarında görülen bir çeşit kromozom bozukluğu olan Turner sendromu gibi anomaliler yumurtaların normal gelişimi önünde bir engel olabilir ve adet döngüsü başlayamayabilir.

Hipotalamus ve hipofiz bezinde gerçekleşen bozukluklarda hormon üretimine mâni olarak primer amenoreye sebep olabilir. Hipotalamus ve hipofiz bezleri üreme hormonlarının salınımını kontrol etmektedir ve fonksiyonlarındaki herhangi bir aksaklık adet döngüsünün durmasına yol açabilir.

Primer amenorenin yaygın sebeplerinden biri de hormonal dengesizliklerdir. PCOS yani polikistik over sendromu gibi durumlar hormon seviyelerinde dengesizliklere sebebiyet verir ve adet döngüsünü engeller. Aşırı kilo kaybı veya aşırı egzersiz gibi yaşam tarzı faktörleri de vücudun hormon üretimini olumsuz yönde etkiler ve böylelikle amenoreye yol açar. VKİ yani vücut kitle indeksinin düşük olması kadınlarda yeterli miktarda leptin hormonu üretilememesine neden olur ve bu da hipotalamusun GnRH salınımını etkileyip adet döngüsünün durmasına yol açabilir.

Aşırı egzersiz veya aşırı kilo kaybı da amenoreye yol açabilecek tehlikelerdendir.

Primer amenorenin tanısı nasıl konulur

Primer Amenore Tanısı

Primer amenorenin teşhisi genelde fiziksel muayene, tıbbi geçmiş ve birtakım laboratuvar testleri yoluyla yapılır. Bu testlerin amacı hormon seviyelerini ölçmek ve genetik anomalilerin tespitini sağlamaktır.

 Primer Amenore Tedavisi

Primer amenorenin tedavisi altta yatan nedene bağlı olarak değişmektedir. Hormonal tedaviler gerçekleştirilebilir, yaşam stilinde değişikliğe gidilebilir, cerrahi müdahale elzem duruma gelebilir.

Primer amenore üreme sağlığı açısından ciddiye alınması gereken bir durumdur. Genetik faktörler, yaşam stili ve hormonal dengesizlikler bu rahatsızlığa davetiye çıkarabilir. Erken teşhis ve uygun tedavi ile de bu rahatsızlığın atlatılması kolaylaşabilir.

Sekonder Amenore Nedir?

Daha önce düzenli bir adet döngüsü olan bir kadının en az üç ardışık döngüde veya 6 ay boyunca adet görememesi durumuna sekonder amenore adı verilir. Bu, genelde altta yatan bir sağlık probleminin belirtisidir ve üreme sağlığı açısından riskli etkilere sahip olabilir.

Sekonder Amenore Neden Olur?

Birçok neden sekonder amenoreye neden olabilir. Sekonder amenorenin en yaygın sebebi gebeliktir. Gebelik durumunda adet döngüsü doğal olarak durmaktadır.

Adet döngüsü emzirme döneminde de geçici olarak durabilir. Çünkü emzirme döneminde prolaktin seviyesinde artış gözlemlenir.

Bununla beraber hormonal dengesizlikler de sekonder amenoreye sebep olabilir. Mesela PCOS yani polikistik over sendromu sekonder amenoreye sebep olabilir.

Tiroid bozuklukları (hipotiroidizm veya hipertiroidizm) ve hiperprolaktinemi gibi durumlarda da hormon seviyeleri etkilenerek adet döngüsünde bozulmalar görülebilir.

Stres, aşırı kilo kaybetme veya kilo alma gibi durumlarda da sekonder amenore gözlemlenebilir. Aşırı egzersiz ve yeme bozuklukları da sekonder amenoreye davetiye çıkarabilir. Böyle durumlarda vücut geçici olarak da olsa üreme işlevlerini durdurabilir.

Ayrıca, hipotalamus veya hipofiz bezi gibi beyin bölgelerinde meydana gelen tümörler veya lezyonlar, hormon üretimini olumsuz açıdan etkileyerek sekonder amenoreye yol açabilir.

Sekonder Amenore Tanısı

Sekonder amenore tanısı koymak için tıbbi öykü analiz edilmeli, fiziksel muayene ve laboratuvar testleri gerçekleştirilmelidir. Kan testleri, hormon seviyelerini ölçmek ve muhtemel endokrin bozukluklarını tespit etmek için kullanılır.

Ultrason ve MRI gibi görüntüleme yöntemleri ise üreme organlarındaki sorunların tespitinde işlev görür.

Sekonder Amenore Tedavisi

Sekonder amenorenin tedavisi altta yatan nedene göre değişmektedir. Hormonal dengesizliklerde hormon tedavisi uygulanır. Yaşam stili etkenlerine bağlı durumlarda ise beslenme ve egzersiz düzeninde değişikliklere gidilir.

Stres yönetimini sağlamak ve bu konuda destek almak da psikolojik nedenlere bağlı sekonder amenorenin tedavisi için kullanılır.

Sekonder amenore kadın sağlığında önem taşıyan bir sorundur ve altta yatan bir nedene bağlı olarak gelişmektedir. Erken tanı ve uygun tedavi durumu belirleyip çözmede kritik öneme sahiptir.

Sıkça Sorulan Sorular

Sekonder amenore problemi yaşayan bir kadın hamile kalabilir mi?

Altı ay veya daha uzun süre adet görememe durumu olarak tanımlanan sekonder amenore problemini yaşayan bir kadın hasta, rahatsızlığın altında yatan stres, kötü yaşam tarzı, hormonal sıkıntılar gibi nedenler tedavi edildiği takdirde tekrardan adet görmeye başlarsa hamile kalma şansı bulunmaktadır.

Doğumdan sonra adet görememe nedenleri nelerdir?

Doğum sonrası âdet kanamasının görülmemesi emzirme sebebiyle artan prolaktin hormonu ile ilişkilidir. Bunun dışında hormonal dengesizlik, kilo alma-verme, stres ve birtakım sağlık sorunları da buna neden olabilir. Birkaç ay ila bir yıl arasında bu tür sıkıntılarla karşılaşmak normal olabilir.

Hamile olmayıp adet görememenin nedenleri nelerdir?

PCOS, stres aşırı kilo kaybı veya fazla kilo alımı, tiroid ile ilgili problemler, hormonal dengesizlikler ve bazı ilaçların kullanımı gebelik olmamasına rağmen adet görememenin sebepleri arasındadır. Altta yatan sebebin tespit edilebilmesi için mutlaka bir doktora başvurmak gerekir.

Adet görememenin bitkisel tedavisi var mıdır?

Adet görememenin civanperçemi, adaçayı, çörek otu, maydanoz ve zerdeçal gibi bitkilerle tedavisinin mümkün olduğu söylentiler arasındadır. Bu bitkiler hormonal dengeyi destekleyebilmekle beraber âdet döngüsünün düzenlenmesine yardımcı olabilir. Fakat bitkisel bir çözüme yönelmeden önce bir sağlık profesyoneline danışılmalı ve dikkatli olunmalıdır. Aşırıya kaçılmamalı ve bu yöntem kesin çözüm olarak görülmemelidir.

Adet görememe karın şişliği yapar mı?

Evet, adet görememe durumunda karın şişliği görülmesi oldukça mümkündür. Hormonal dengesizlikler vücutta su tutulumunu artırır ve bu da karın şişliğine sebep olabilir. Ayrıca adet gecikmesinin yol açtığı stres ve bağırsak hareketi değişiklikleri de şişkinliğe yol açabilir. Böyle bir durumda doktora başvurmanız gerekebilir.

Amenore geçer mi?

Eğer altta yatan neden ortadan kaldırılabilirse amenore tedavi edilebilir ve geçebilir. Hormonal sorunlar, yaşam stili değişiklikleri veya altta yatan diğer sebeplerin düzeltilmesi adet döngüsünü normale çevirebilir.

Amenore tedavi edilmezse ne olur?

Amenorenin tedavi edilmediği durumlarda, uzun vadede çeşitli sağlık sorunları doğabilir. Bunlar infertilite yani kısırlık, osteoporoz yani kemik yoğunluğunda azalma, kalp hastalıkları ve endometrial hiperplazi yani rahim iç tabakasının kalınlaşması gibi problemler olabilir. Ayrıca amenorenin altında yatan sağlık sorunu da teşhis edilmezse riskler doğabilir. Bu nedenle amenore teşhis ve tedavi edilmelidir.

Önceki yazı
Vajinal Kuruluk
Sonraki yazı
Perimenopoz

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu alanı doldurun
Bu alanı doldurun
Lütfen geçerli bir e-posta adresi yazın.

Doçent Doktor Aydın Köşüş İnternet Site Logo

Doçent Doktor Aydın Köşüş resmi internet sitesi. HPV ve siğil tedavisi, miyom ameliyatı, çikolata kisti ameliyatı, rahim alınması, yumurtalık kisti ameliyatı, idrar kaçırma ameliyatı, genital estetik ve vajinismus tedavisi için Ankara kliniğim ile irtibata geçebilirsiniz.

Makaleler

  • Yumurtalık Rezervi
  • Deri Altı İmplant
  • Penis Siğili
  • Vajinal Koku
  • Cinsel Hastalık Testleri
  • Perimenopoz
  • Amenore

Tel

0312 285 85 88

Cep

0555 022 86 22

Adres

Çukurambar, Ankara Ticaret Merkezi B Blok Kızılırmak Mah, 1450. Sk. No: 1/4 Çankaya/Ankara

Facebook
YouTube

Doçent Doktor Aydın Köşüş © Tüm Hakları Saklıdır – Gizlilik Politikası

Bu internet sitesinde yer alan makaleler ve yorumlar sadece bilgilendirme amaçlıdır, kesin tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Son Güncellenme Tarihi: Mayıs 2025 – Site Düzenleyicisi: Baykuş Dijital